Bu tatilde 'Tatil' mi yapsak?
Aslında tatil dediğimiz zaman bir dinlenme zamanıdır ve her insanın buna ihtiyacı var. Öğrenilen bilgilerin beyinde işlenmesi, yorumlanması, anlaşılması ve yaşama geçirilmesi için dinlenmek gerekiyor. Bu nedenle, okullarda 30-40 dakika ders sonrası 10-15 dakika teneffüsler var. Daha uzun bir öğretim döneminden sonra da dinlenmemiz için dönem içi ara tatil ve dönem sonu tatili ve yaz tatilleri var. Önemli olan gerçekten dinlenerek bu sürecin hakkını vermek.
Sınavlara hazırlanan öğrenciler de dahil olmak üzere ders çalışmadan öğrenmenin olduğu bir tatil mümkün mü? Elbette mümkün. O zaman bu ara tatili “tatil gibi yaşarken öğrenmek” için neler yapabiliriz? Aslında beynin öğrenme süreci hiçbir zaman bitmez, beyin durmaz, her zaman çevreden veri toplar ve onlar üzerinde çalışır. Ancak aynı biçimde aynı türde bilgiler çoğu zaman yorgunluk yaratır. Bunun için eğitim döneminde yapılamayan daha farklı çocukları geliştirici etkinlikler yapılabilir. Belki güzel bir gezi, arkadaşlarla birlikte oyun oynama, bir hobi geliştirme, bir doğa yürüyüşü, aile ziyaretleri ve kitap okuma, bunların hepsi çok değerli. Bu etkinlikler aile ve çevre koşullarını düşünerek planlanabilir. Bu amaçla imkanlarımızı en iyi şekilde değerlendirebiliriz. Bunun için tatilde yapılacaklar, gezilecek yerler, yemek listesi gibi bir takvim hazırlamamak iyi olabilir. Bu etkinliklerden birkaçına birlikte bakalım:
BİRBİRİMİZLE İLGİLENMEK BİRLİKTELİĞİMİZİ GÜÇLENDİRİRSabah erken kalktık, kimimiz okula kimimiz iş yerine dağıldık, akşam tekrar yorgun olarak bir araya geldik, yemek yedik, yapılması gereken ödevleri ve kalan işleri yaptık. Hafta sonu diğer ev işleri ve ihtiyaçların karşılanması…
Bu rutinler içinde dostlarımızı, akrabalarımızı, büyüklerimizi göremedik. Doyasıya birlikte olamadık, paylaşamadık, dertleşemedik…
Şimdi tatilde birbirimize zaman ayırma ilgilenme vakti. Dostlarla buluşmalara, büyükleri ziyaretlere, akrabaları ziyaret etmelere yaşamımızda yer açma vakti. Birlikte olalım ki birbirimizi hatırlayalım. Unutmayalım insan paylaştıkça büyür ve güçlenir. Bu günlerde çocuklarımıza bu mesajı verirken onlara yalnız olmadığını aynı zamanda ailenin bir parçası olma sorumluluğunu taşıdığını hatırlatırız ve birlikteliğin güzelliğini yaşatırız. Yaşamda öğrenilmesi gereken bu duygular için tatil en güzel fırsat.
DOĞADA OLMAK İYİ GELEBİLİRDoğa çok öğretici bir yerdir aslında keşif gözüyle baktığımızda. Yaz aylarında piknik yaptığımız bir alanı kış mevsiminde ziyaret etmek ilginç bir deneyim olabilir. Bu piknik alanının yaz aylarından ne tür farklılıklar içerdiğini gözlemleyebiliriz. Eğer imkânımız varsa bir kış pikniği yapabiliriz. Hele bir de biz piknik yaparken kar yağıyorsa çok farklı bir deneyim yaşayabiliriz. Karda ıslanmak ve biraz üşümek iyi gelebilir. Kara dokunmak, hissetmek ve onun doğayla buluşmasını izlemek harika hisler yaratabilir. Gittiğimiz yerde hayvanları gözlemleyebiliriz, doğadaki hayvanları besleyebiliriz kısaca doğadaki canlı yaşamı kışın görmüş oluruz. Bir küçük taşı kaldırıp, bir ağaç dalını yerinden oynatıp bunların altında hangi hayvanlar olduğunu merak edebiliriz. Taşı ve dal parçasını önceki bulduğumuz gibi bırakarak doğal yaşama saygı duyma hissini yaşayabiliriz. Toprağın altında yaşayan canlıları gördüğümüzde “aynı bizim gibi kışın soğuğundan korunuyor” deyip empati yapabiliriz ve aslında birçok canlının bizim gibi ihtiyaçları ve yaşam çabaları olduğunu görürüz. Bu piknikte o anda gelişebilecek daha birçok olay ve durumla karşılaşabiliriz. Açık hava oyunları oynayabiliriz. Oyunlar çocukların kendi aralarında olabileceği gibi yetişkinlerle birlikte de olabilir. Buradaki temel bakışımız, doğayı algılamak, hissetmek, doğanın döngüsünü anlamak ve onunla zaman geçirmek olmalıdır. Bu çocukların ve ailenin duygularının tazelenmesini ve enerji depolamasını sağlayacaktır. Çocuklarımızın doğayla ilgili birçok konuyu merak etmelerine neden olacaktır.
ŞEHRİMİZİ KEŞFETMEK EĞLENCELİ BİR YOLCULUĞA DÖNÜŞEBİLİRHayatın günlük koşuşturmasında, her gün içinde yaşadığımız, arabalarla yollarından geçtiğimiz, suyunu içip havasını soluduğumuz şehirlerimizin belki bilmediğimiz ne güzellikleri var. İşte bu tatil günleri şehrimizi keşfetmenin tam zamanı. Kendinizi ve yaşadığınız şehri, bölgeyi iyi tanırsanız diğer bölgeleri ve dünyayı da daha iyi anlamlandırabilirsiniz. Kısaca bir şehri doğasıyla, insanıyla, kültürüyle, kurumlarıyla, yapılarıyla ve imkanlarıyla tanımak da başka bir öğrenme süreci. Bu bizim başka bilmediğimiz yerleri de anlama ve yaşama becerilerimizi geliştirir. Belki şehrimde görmediğim bir şey var, belki bu bir müze, belki yeni açılan bir yer, ya da çarşısı, acaba neler değişti ve değişiyor…
Örneğin Eskişehir, Türkiye’de birçok alanda ilklere sahip bir şehir. Çocuğumuz Eskişehir’deki ilkleri öğrenirken yaşadığı şehirde ilk defa otomobil ve tren üretildiğini, ilk hızlı tren seferinin buradan Ankara’ya yapıldığını ve günümüz Eskişehir sanayisinin sağlam bir geçmişinin olduğunu da öğrenecektir. Bir eğitim kenti olan Eskişehir’in güçlü bir eğitim tarihi olduğunun da farkına varacaktır. Belki bir üniversitesini gezmek, bir müzesini ziyaret etmek, çiböreğinden yemek, Porsuk nehri kenarında yürümek, parklarının kış halini gezmek…bunun gibi sohbet eşliğinde yapılan etkinlikler de sınavsız, stressiz bir öğrenme sunar.
BELGESELLER VE FİLMLER BİZE YAŞAMLARDAN MESAJLAR VEREBİLİRBelgeseller ve filmler bize başka dünyaların pencerelerini açar. Yaşadığımız ve anlamlandırmaya çalıştığımız dünyamızın bilinmeyen, az bilinen ve belki de tuhaf gerçeklikleriyle yüzleştirir. Bilmediğimiz bu yaşamların derinliklerinde bizleri sorgulatır. Buralardan derslerde/okullarda olmayan birçok şey öğreniriz. Kimi zaman bir ilham alır, kimi zaman bir motivasyon, kimi zaman yaratıcılık…
Her şeyi deneyimleyemediği için her şeyi yaşayarak öğrenemez insan, çoğu zaman başkasının yaşadıkları yol gösterir bize. İşte film ve belgeseller bu bakışın durak yerleridir. Durup, izleme, gözlemleme, anlama ve düşünme zamanıdır. Bu güzel zamanları ailece sohbet ederek geçirmek ise en değerlisi.
KİTAPLAR ÖĞRENMEYİ VE HAYAL GÜCÜNÜ GÜÇLENDİRİRBir kitap okumak sade ve basit bir etkinlik olarak kişisel ve toplumsal yaşamımıza çok şey katar. Öncelikle, başka bakış açılarını görmemizi, açık görüşlü olmamıza, sorunların kapsamlı görmemize ve çözmemize yardım eder. Kelimeleri anlamayı, kelimelerle de anlatmayı öğretir. Yaratıcılığı ve hayal gücünü besler. Dahası da var, okurken düşünür duygulanır ve hissederiz. Bu açıdan bizi huzurlu birey haline dönüştürürken toplumsal barış, hoşgörü ve sevgiyi destekleyerek gelişimine yol verir. Okurken öğrenmek zevkli ve geliştiricidir. Çocuklarımızla tatilde birer kitap alıp onlarla birlikte okuma saatleri yapmak ve okuduklarımız üzerinde sohbet etmek çok eğiticidir. Çocuklarımızın yaşlarına uygun doğru mesajlar ileten kitapları birlikte almak ve okumak en güzel tatil etkinlikleri arasında yer alır.
KENDİNİ ANLAMANIN YOLLARI BULUNABİLİRTatil zamanları kişinin yaşadıkları üzerine düşünme ve değerlendirme yapması için fırsat zamanlardır. Bu zamanlarda yapılacak değerlendirmeler kişiliğin gelişimi, geleceğin planlanması ve meslek seçiminde kıymetli zamanlardır. Çocuklar ve gençlerle bir eğitim döneminin değerlendirmesi üzerine yapılacak sohbetlerde onlara hangi dersleri ve etkinlikleri yapmaktan hoşlandın, neler seni mutlu etti gibi sohbet konuları açarak ilgi ve yeteneklerini keşfetmelerini sağlayabiliriz. Bu aileler içinde çok önemlidir, çocuğunuzu tanımak geleceğini yönlendirmek bizlerin sorumluluğudur. Çocuklarımızdan tatilde yaşadıklarını yazılı, sözlü, görüntülü olarak değerlendirmelerini isteyebiliriz. Aslında burada merak ettiğimiz çocuğumuz yaşadıklarını nasıl anlamlandırdığı ve bunu nasıl yapılandırıp anlatabildiğidir. Çocuğumuz yaşına göre örneğin tatilde yaşadıklarından bir kısa video filmi hazırlayarak tatilinin değerlendirmesini yapabilir. Veya bir günlük yazabilir. Böylece çoğumuz katıldığı etkinlikler üzerinden kendinin olumlu ve geliştirilebilir özelliklerini değerlendirebilir. İlgilerini keşfedebilir. Deneyimlerini yazılı, görüntülü ve sesli olarak anlatma, paylaşma olanağı yakalayabilir. Kendini gözlem ve değerlendirme yeteneğinin gelişmesi, kendi kişisel gelişimi için anahtar rol oynarken yaşamı anlamlandırması için de elzemdir.
Tüm bunlar bize tatilin de aslında bir farklı öğrenme fırsatı olduğunu gösterir. Öğrenmenin sadece okulla sınırlanmadığı günümüzde tatillerde çocuklar ve gençler farklı yaşamsal öğrenmeler geliştirir. Sonuç olarak tatili bir keşif, dinlenme, eğlenerek öğrenme, kendimizi ve çevrimizi keşfetme yolculuğuna dönüştürmenin kendi elimizde olduğunu unutmayalım. Ne dersininiz bu tatilde “tatil” yapılım mı?
Herkesin içine sinen bir tatil olması dileğiyle iyi tatiller.
PROF. DR. ALİ ERSOY KİMDİR?Prof. Dr. Ersoy, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü öğretim üyesidir. Eğitim bilimleri alanında çalışan Ersoy’un akademik uzmanlığı; sınıf eğitimi, öğretmen eğitimi ve nitel araştırma yöntemleri üzerine yoğunlaşmaktadır. Akademik kariyerini Anadolu Üniversitesi’nde sürdüren Prof. Dr. Ali Ersoy, lisans ve lisansüstü düzeyde dersler vermekte; öğretmen yetiştirme süreçleri, eğitim uygulamaları ve program değerlendirme konularında ulusal ve uluslararası yayınlar üretmektedir.
Bu haber www.hurriyet.com.tr kaynağından derlenmiştir.